Merhaba sevgili Lipton ailesi.
Ben Hicran. 8. Uluslararası Beslenme ve Diyatetik Kongresi, bahçe standı personelinizim. Bugun gunlerden 8 Nisan Pazar. ve kongrenın son gunu. katılımcıların ve misafirlerin coğu kongreyı terkettiler. bütün standlar toplandı ve sadece bizler ‘lipton’ olarak kaldık. çünkü ‘ne varsa çayda var.’ fakat demleme çay bir tek bende var.
Kongre beklediğimiz gibi tempolu, organizasyon ise beklediğimiz gibi başarılı değildi. herkeste bir gerginlik bir o kadar da rahatlık söz konusu idi. bu tezatlığın arasında sıkışıp kalmış uğraşlı vücutlar ve tezatlığın afallığını yaşayan yaşlı-genc beyinleri dinginleştiren tek aroma Lipton oldu.
Evet. insanımız, özellikle de Türk insanı siyah çay sever. ve bu çay demleme olunca aldıkları haz, mutlulukları ve o demleme çayı içmenin karşılığında, kendisine mola veren psikolojilerinin, vücutsal tepkimeleri çok daha fazla değişir. ve bu değişim gözle görülebilir derecededir. bu durumda etki-tepki bileşkesini göz önünde bulundurursak -ki bulundurmalıyız da- misafirlerin olumlu tepkileri sonucunun nedeni olan etki seçeneğinin sebebiyeti ise, dört gün boyunca kendilerini liptona adamış, lezzeti ön planda tutup, misafirlerin görülen huzurlarıyla pekiştirilen lipton kızlarının güler yüzü ve pozitif enerjileridir.
Bir insanın dış görünüşünden çok daha kaliteli ve göz önüne alınması gereken, değerli bir mülkiyet vardır ki; o da gülümsemektir. kalbi taşlaşmış bir insanı. küçük bir samimi tebessümle yumuşatabilmektir güzellik. için kan ağlasa bile bunu dışarıya yansıtmamaktır yücelik ve bütün bunları zorbalıkla değil, içtenlikle başarabilmektir yetkinlik.
Bizler dört gun bayunca elimizden geleni yaptığımıza, dört gun bayunca zahmet verip standımıza uğrayan, enfes çaylarımızdan tatmak isteyen herkese, çaydan daha fazlasını verdiğimize inanıyoruz. bezgin hayatlarından, yorgun bedenlerinden ve uyuşmuş beyinlerinden herkesi uzaklaştırdığımızı, yaşamın zorlukları ve dört duvar arasındaki sıkışmış bedenleri arındırdığımızı hissediyoruz. ve bütün bunlardan onur duyuyoruz. Lipton’u seviyorduk seviyoruz ve hep seveceğiz…
sevgiler..
saygılar…
Hicran ŞEKER :)